A Sınıfı Kadrolar Nelerdir? Bir Umut, Bir Hayal Kırıklığı ve Bir Yolculuk
Güneşin Batışında Kaybolan Bir Hayal
Kayseri’nin merkezinden uzaklaşırken, geniş caddelerde her şey sakin, her şey normaldi. Ama ben, her zamanki gibi, içimdeki boşlukla savaşarak yürüyordum. Hava akşam serinliğiyle birlikte biraz daha içimi üşütmeye başlamıştı. Her gün rutin bir şekilde işe gitmek, akşam eve dönmek ve bir günümün geçmesini beklemek, beni giderek daha fazla sıkıyordu. Bugün ise çok farklıydı; içimdeki o boşluk, en yoğun halini almıştı.
Birkaç gündür kafamda tek bir soru vardı: A sınıfı kadrolar nelerdir? Ne kadar bu soruyu uzak tutmaya çalışsam da, her sabah işe gitmek üzere evden çıkarken bir şekilde aklıma düşüyordu. A sınıfı kadrolara başvurmayı düşündüğümde, heyecanlanıyordum; sonra birden korkuyordum. Bu kadar yoğun, bu kadar rekabetçi bir dünyanın içinde, bir şansım var mıydı? Bu soruyu kafamdan atmak çok zordu. Ama bir şey var ki, bir umudu tutmak, bir hayalin peşinden gitmek de beni motive ediyordu. O yüzden her gün bir şekilde, o soruyu kafamdan kovmaya çalışıyordum.
İlk Adım: Heyecan ve Korku
Bir sabah, Kayseri’nin o meşhur soğuk rüzgarı caddede eserken, telefonuma bir mesaj geldi. A sınıfı kadrolara başvurular başlamıştı! Mesajı okudum, gözlerim büyüdü. Hemen kendimi toparlayıp başvuru formunu açtım. İçimde hem bir korku hem de heyecan vardı. O kadar çok seçenek vardı ki… Memur, mühendis, uzman… Bütün o kadroları düşündüm ve her biriyle ilgili milyonlarca soru kafamda dönmeye başladı. Acaba hangisi benim için doğru?
Başvuruları yaparken, içimde bir umut doğuyordu. Bir şeyi başarma arzusuyla doluyordum. Evet, ben de başarılı olabilirim, ben de bu kadrolarda yer alabilirim! Bunu hak ediyorum!
Ama aynı zamanda bir yandan da, bir korku vardı. Gerçekten bu kadar rekabetçi bir dünyada, bu kadar yetenekli insan arasında, gerçekten bir şansım var mıydı? Kayseri’deki günlük hayatımda çoğu kişi, bu tür fırsatların dışarıdan bakıldığında çok ulaşılmaz olduğunu söylüyordu. Herkesin bir şansı yoktu. Ama ben buna rağmen başvurdum. Belki de bu, bir hayal kırıklığına yol açacak bir adım olacaktı, ama aynı zamanda belki de bir umut, bir fırsatın başlangıcıydı.
Hayal Kırıklığının Soğuk Gerçeği
Başvurularımı yaptıktan sonra bir hafta boyunca her gün e-postalarımı kontrol ettim. Kafamda hep bir ses vardı: Belki bugün gelecek, belki bir mail alırım! Ama bir hafta geçti, iki hafta geçti, hiçbir şey olmadı. Üzerime gelen o soğuk hayal kırıklığı birden kalbimi sardı. İstediğim gibi bir şey olmadı. A sınıfı kadrolara başvurmak, ne kadar heyecan verici bir yolculuk gibi görünse de, çok kolay bir şey değildi. Her şeyin o kadar zor ve karmaşık olduğunu görmek, insanı gerçekten yıpratıyordu.
Bir akşam, Kayseri’nin o sarmal halini almış olan dar sokaklarında yürürken, aklımda tek bir şey vardı: Başvurum sonuçlanmazsa ne yapacağım? Yavaşça yürürken, bir yandan da geleceği düşündüm. Belki de bu, hayatımın bir parçası olmayacaktı. Belki de hep bir adım geride duracaktım. Ama bir yandan da içimde bir şey var, bir umut, bir ışık. Bu umudu kaybetmek istemiyorum. Yola çıktım çünkü. Umut etmek, hayal kurmak da bir yaşam biçimi. Ve ben, bu yolda giderken, her halükarda hayal kırıklığına uğrayabilir ya da en başta hiç başlamamış olabilirim.
Umut ve Bir Adım Daha
Ve sonra, beklediğim mail bir sabah geldi. Gözlerimi ovuşturarak okudum. Başvuruma cevap gelmişti. Tekrar okudum, evet, doğru okumuştum. A sınıfı kadrolarından biri için mülakata çağrılmıştım! O an, birden bir nefes aldım, sanki içimdeki her şey rahatladı. Hayal kırıklığını, korkuları bir kenara bırakıp sadece bu başarıyı kutladım. Evet, başarıya giden yolun ilk adımını atmıştım.
O sabah Kayseri’nin havası bir başka güzel kokuyordu. O an, sadece bir kadro değil, hayalini kurduğum, belki de hayatımın en önemli anıydı. İşin en güzel yanı ise, o gün yaşadığım tüm duygular: heyecan, korku, umudu bir arada hissettim. Tıpkı A sınıfı kadrolara başvururken yaşadığım gibi, şimdi de her şeyin sonunda bir umut olduğunu fark ettim.
Sonuçta: Bir Yolculuk
A sınıfı kadrolarına başvurmak, hayatta her zaman istediğimiz şeylere ulaşmanın ne kadar zor olduğunu anlamamı sağladı. Ama aynı zamanda, bu yolculuk bana bir şey öğretti: Bir şeyleri başarmanın önündeki engel, genellikle içimizdeki korkulardır. Başarı, adım atmakla, korkulara karşı durmakla gelir. Bu yazı da, hayatımda yaşadığım bir dönüm noktasını anlatıyor. Bir yolculuğa çıktım, ne olursa olsun o adımı attım. Bunu başarmış olmasam bile, o adım, bana kendi gücümü ve cesaretimi gösterdi.
Şu an Kayseri’nin sokaklarında yürürken, mülakat günü için hazır olmanın verdiği huzur var içimde. A sınıfı kadrolar nelerdir? sorusu belki de sorulması gereken bir soru değildir. Önemli olan, o kadrolara başvurduğunda kendini bulabileceğin fırsatları hayal etmek.