[](https://www.eksisu.com/erzincan-eksisu-kaplicalari/?utm_source=chatgpt.com) Erzincan Kaplıca Kaç TL? Fiyatı Saklanan Şifa mı, Şeffaflığı Eksik Hizmet mi? Doğrudan söyleyeyim: “Erzincan kaplıca kaç TL?” diye sorduğunuzda net, güvenilir ve kamuya açık bir fiyat bulamıyorsanız burada bir sorun var. Bir belediye tesisinde fiyatın tahmin oyunu gibi saklı kalması kabul edilebilir mi? Şifa arayan insan, bütçesini planlamak ister; fiyatı öğrenmek için üç ayrı siteyi tarayıp, bir de telefonda ricacı olmak zorunda değildir. Sorunun adı basit: şeffaflık eksikliği. Ve bu yazı bunun hesabını sormak için. Tek bir sabit rakam yok. Fiyat; aile/özel kabin mi, kadın-erkek seansı mı, hafta içi/sonu mu, seans süresi ve…
Yorum BırakGünlük Satırlar Yazılar
Bir Toprağın Hikâyesi: Göze Tarım Kimin? Kültürlerin çeşitliliğine ve toplulukların yaşam biçimlerine duyduğum merakla çıktığım bu antropolojik yolculukta, her toprak parçasının bir hikâyesi olduğunu fark ettim. Toprak yalnızca üretimin değil, kimliğin, aidiyetin ve hafızanın da taşıyıcısıdır. Bu bağlamda “Göze Tarım kimin?” sorusu, yalnızca mülkiyetin değil, kültürel bir anlatının da kapısını aralar. Çünkü tarım, insanın doğayla kurduğu en eski ve en derin ilişkilerden biridir — ve bu ilişki, her toplumun kendini anlama biçiminde iz bırakır. Tarımın Kültürel Kökeni: Emek, Kimlik ve Toprak Antropolojik açıdan bakıldığında tarım, yalnızca bir ekonomik faaliyet değil; bir ritüeldir. Ekin ekmek, hasat toplamak, yağmur duasına çıkmak veya…
Yorum BırakGözde Sulanma ve Yanma Neden Olur? İktidarın, İdeolojinin ve Toplumsal Gözün Anatomisi Bir siyaset bilimci olarak, insan bedenini yalnızca biyolojik bir varlık olarak değil, toplumsal düzenin bir yansıması olarak da görürüm. Göz, bu düzenin en kırılgan ama en keskin organıdır. Baktığımız yer, kime baktığımız, neyi görmezden geldiğimiz — hepsi birer iktidar pratiğidir. Bu yazıda, tıpkı bir toplumun gözleri gibi sulanan, yanan ve bulanıklaşan “bireysel göz” üzerinden güç, ideoloji ve vatandaşlık ilişkilerini sorgulayacağız. Gözde Sulanma: Duygusal Tepkiden Siyasal Tepkiye Göz sulanması genellikle alerji, enfeksiyon veya çevresel etkenlerle açıklanır. Ancak siyaset bilimi perspektifinden bakıldığında, bu “sulanma” yalnızca fiziksel bir tepki değil, aynı…
Yorum BırakGöz Kararı Nasıl Yazılır? – Psikolojinin Merceğinden İçsel Ölçülerimiz Bir Psikoloğun Merakı: İnsan Zihni Neden Kesinlikten Kaçar? İnsan davranışlarını anlamaya çalışan bir psikolog olarak, “göz kararı” ifadesi her zaman ilgimi çekmiştir. Göz kararı, ölçü aletlerinin olmadığı, ancak sezgilerin devreye girdiği bir alandır. Peki neden bazı insanlar gramla ölçerken, bazıları “göz kararı” der? Bu tercih sadece pratiklik değil; aynı zamanda psikolojik bir duruştur. “Göz kararı nasıl yazılır?” sorusu yalnızca dilbilgisel bir merak değil, zihinsel bir pencere sunar. Çünkü burada mesele kelimenin doğru yazımı kadar, onun insan zihnindeki işleyişini de anlamaktır. Göz Kararı mı, Gözkararı mı? – Bilişsel Tutarlılık ve Dilsel Belirsizlik…
Yorum BırakAmeliyat Öncesi Kan Neden Alınır? Geleceğin Sağlık Stratejilerini Birlikte Hayal Edelim Bir ameliyat öncesi hastaneye gittiğinizde, çoğu zaman farkında olmadan ilk adımınız kan vermek olur. Peki bu küçük tüplerin içinde saklı olan veriler, gelecekte sağlık dünyasında nasıl devrimlere yol açabilir? Gelin, bu konuyu bugünün bilgisinden çıkarıp yarının olasılıklarına taşıyalım. Bu yazıda, ameliyat öncesi kan testlerinin gelecekteki önemine dair beyin fırtınası yaparken, erkeklerin analitik ve stratejik, kadınların ise insan odaklı ve toplumsal bakış açılarını da yan yana getirelim. — Ameliyat Öncesi Kan Almanın Temel Nedeni: Güvenliğin İncelikli Matematiği Ameliyat öncesi kan alınması, sağlık sisteminin en kritik ve görünmeyen koruma kalkanıdır. Kan…
Yorum BırakGuatr Hastalığı Tedavi Edilmezse Ne Olur? Öğrenmenin Işığında Sağlık Bilincine Pedagojik Bir Bakış Bir eğitimci olarak, öğrenmenin yalnızca sınıf duvarları arasında gerçekleşmediğine inanırım. Öğrenme, insanın kendini ve çevresini anlama biçimidir. Sağlık bilgisi de bu anlayışın en somut alanlarından biridir. Tıpkı bir öğrencinin kendi potansiyelini fark etmesi gibi, bedenimizin verdiği sinyalleri okumak da bir öğrenme sürecidir. Bu yazıda, “Guatr hastalığı tedavi edilmezse ne olur?” sorusunu yalnızca tıbbi açıdan değil, pedagojik bir mercekten inceleyeceğiz. Çünkü sağlık bilgisini anlamak, aynı zamanda kendini tanımanın, sorumluluk almanın ve bilinçli birey olmanın bir parçasıdır. Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü: Sağlık Bilincine Giden Yol Paulo Freire’nin “özgürleştirici eğitim” anlayışında…
Yorum BırakGrafiker Nasıl Çalışır? Gücün, İdeolojinin ve Temsiliyetin Estetik Alanı Bir Siyaset Bilimcinin Gözünden: Estetiğin İktidarı Toplumsal düzenin, gücün ve iktidarın görünmez biçimlerini anlamak için bazen sandalyemizi üniversite amfilerinden alıp bir tasarım atölyesinin köşesine koymamız gerekir. Çünkü her afiş, her logo, her grafik unsur; aslında bir iktidar dili taşır. Bir siyaset bilimci için “grafiker nasıl çalışır?” sorusu yalnızca teknik bir süreç değil, görsel iktidarın nasıl kurulduğunun da cevabıdır. Her çizgi, bir ideolojik vurgudur; her renk, bir toplumsal mesajın taşıyıcısı. İktidarın Görsel Yüzü: Grafik Tasarımda Hegemonya Antonio Gramsci, iktidarın yalnızca zora değil, rıza üretimine dayandığını söyler. Bir grafikerin işi de tam olarak…
Yorum BırakDirenç Ne Oluyor? İnsan Hikâyeleri ve Verilerle Gücün Görünmeyen Yüzü Bazı kelimeler vardır ki, hayatın her alanında yankı bulur. “Direnç” de onlardan biri. Elektrik devrelerinden biyolojiye, psikolojiden toplum bilimlerine kadar her yerde karşımıza çıkar. Ama aslında özünde hep aynı soruya yanıt arar: Bir sistem, bir insan ya da bir toplum ne kadar baskıya dayanabilir? Bugün bu sorunun izini hem verilerle hem de gerçek hayattan örneklerle süreceğiz. — Direnç: Basit Bir Terimden Fazlası Teknik tanımıyla direnç, bir sistemin dışarıdan gelen etkiye karşı koyma yeteneğidir. Elektrikte, akımın akışına karşı gösterilen engeldir. İnsan bedeninde, hastalıklara karşı koyan bağışıklık sistemidir. Psikolojide, travmaların ardından ayağa…
Yorum BırakBangaça Ne Demek? Bodrum Guletinin Güneşli Dili “Bangaça” sözcüğü, Ege rüzgârının ve ahşap güvertenin üzerinde doğmuş bir denizcilik terimidir: kıç güvertede yer alan, güneşlenme ve dinlenmeye ayrılmış geniş yaşam alanı. Klasik Bodrum guletinin ayırt edici özellikleri arasında bangaça açıkça anılır; nitekim ansiklopedik kaynaklar da guletin “bangaça olarak anılan güneşlenme ve dinlenme yeri”ne sahip olduğunu belirtir. [1] Tarihsel Arka Plan: Zanaatten Tura Dönüşen Bir Miras Gulet, Doğu Akdeniz’in ahşap tekne geleneği içinden yükselirken farklı kıyılarda farklı ustalıklar birikti; Karadeniz’in Sürmene’sinden Bodrum’a uzanan çizgide malzeme ve form evrildi. Kızılçamın hâkim olduğu Bodrum ustalığı, guleti yalnızca bir tekne tipi değil, aynı zamanda turizmle…
Yorum Bırak“Abidem” Ne Demek? Bir Kelimenin Etrafında Kurulan Anlam Halkaları Bir tarihçinin masasında tek bir kelime bazen koca bir çağın kapısını aralar. “Abidem” de böyle bir kelime: hem “anıt” köküne temas eder, hem de inanç ve kulluk çerçevesinde oluşmuş eski bir söz varlığına. Bugün bu sözcüğün izini tarihsel katmanlarıyla, edebî gelenek içindeki kırılma noktalarıyla ve güncel dilbilim tartışmalarıyla sürüyoruz. İlk Katman: “Abide” ve “abidem”in Türkçe içindeki biçimbilgisi Modern Türkçede abide temel olarak “anıt” anlamına gelir; devletlerin, toplumların ortak hafızasını yaşatmak için diktiği kalıcı yapıları karşılar. Türk Dil Kurumu’ndaki karşılık da bu yöndedir (bkz. “abide = anıt”). Bu zeminde abide + -(i)m…
Yorum Bırak