İçeriğe geç

Yeti yitimi nasıl yazılır ?

Yeti yitimi” yazımı ve kavramsal çerçevesi

Öncelikle şunu belirtmek gerekir: Türkçede doğru yazımı “yeti yitimi” şeklindedir. Bu ifadede “yeti” kökü, bir yeteneği, işlevi ya da kapasiteyi ifade eder; “yitimi” ise yitirilme hâlini belirtir. Yani birlikte “yeti yitimi”, bir yeteneğin, işlevin ya da kapasitenin kaybı anlamına gelir. Yazımda araya bir boşluk ve “yitimi” eki ile birlikte “yitimi” kelimesinin ayrı yazılması doğru kullanım olup, birleşik ya da bitişik form (örneğin “yetiyitimi”) Türk Dil Kurumu’nun yazım kılavuzuna göre tercih edilmez.

Yazım açısından dikkat edilmesi gerekenler

  • “Yeti” kelimesi ayrı yazılır; “yitimi” yazımı ayrı bir sözcüktür.
  • “Yitimi” kelimesindeki “y” harfi çift “t” ya da farklı bir harf olarak düşünülmemelidir.
  • Türk Dil Kurumu’nun “Yazım Kılavuzu” başlığı altında yazım kurallarına dair bölümde, birleşik çekim ekleri ve köklerin yazımı konusunda genel kurallar yer almaktadır. :contentReference[oaicite:0]{index=0}
  • Metin içerisinde bu kavram kullanılırken, okuyucunun anlamını net kavrayabilmesi için bağlamla beraber verilmesi yararlı olur.

Tar­ihsel arka plan: kavramın gelişimi

“Yeti yitimi” ya da daha yaygın literatürde kullanılan “disability” (Türkçeye “yetersizlik”, “engel”, “yeti yitimi” şeklinde çevrilebilir) kavramı, tarihsel olarak çok katmanlı bir şekilde evrilmiştir. :contentReference[oaicite:1]{index=1}

Ortaçağ ve feodal toplumlardaki yaklaşım

Feodal ve ataerkil toplumlarda, yeti yitimi olan bireylerin durumu daha çok dini, mistik ya da himayeci bir çerçeveyle değerlendirilmiştir. Dinsel öğretiler, “eksik”, “lanetli” ya da “tanrısal bir sınama” olarak algılanan halleri beraberinde getirmiştir. Örneğin bazı toplumlarda zihinsel ya da bedensel işlevi sınırlandırılmış bireyler, manastırlarda ya da dini kurumlarda himaye görebilirken daha çok üretim sisteminin dışında bırakılabilmiştir. :contentReference[oaicite:2]{index=2}

Endüstri‑kapitalist dönemde değişen algı

Sanayi devrimiyle üretimin kırsaldan kentlere kayması, emek gücünün işlevselleştirilmesi sistemine geçilmesiyle birlikte, “yeti yitimi” olan bireyler üzerindeki algı değişmiştir. Bu dönemde medikal model devreye girmiş, yeti yitimini tedavi edilmesi, rehabilite edilmesi gereken bir sorun olarak gören yaklaşım ön plana çıkmıştır. :contentReference[oaicite:3]{index=3} Bu modelde bireydeki zedelenme ya da işlevsizlik, medikal açıdan düzeltilmesi gereken bir durum olarak değerlendirilmiştir.

Modern dönemde sosyal modelin yükselişi

20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, özellikle sosyal haklar ve toplumsal katılım perspektifleri güç kazanmıştır. “Sosyal model” adı verilen yaklaşım, yeti yitimi olan bireylerin yaşadığı sorunların temelinde bedensel ya da zihinsel durumdan çok, çevresel, toplumsal ve kültürel engellerin yattığını ileri sürmüştür. :contentReference[oaicite:4]{index=4} Böylece engelliliğe dair algı, biyolojik eksiklik merkezli olmaktan çıkıp, toplumsal düzenlemeler ve eşitlik perspektifine kaymıştır.

Günümüzdeki akademik tartışmalar

Akademik literatürde “yeti yitimi” kavramıyla ilgili tartışmalar şu başlıklar etrafında yoğunlaşmaktadır:

Terminoloji ve dil kullanımı

“Yeti yitimi”, “engelli”, “özürlü” gibi kavramların hangi bağlamda, nasıl kullanılacağı konusunda hâlâ farklı görüşler vardır. Türkçe literatürde “yeti yitimi” terimi daha akademik ve nötr bir dil kullanımı olarak öne çıkarken, günlük söylemde farklı kullanım biçimleri görülebilir. Örneğin “engelli birey” ifadesi birçok yasal düzenlemede yer alırken, akademik çalışmalar daha kapsayıcı ifadelere yönelmektedir. :contentReference[oaicite:5]{index=5}

Hak temelli ve eşitlik odaklı yaklaşım

Son yıllarda akademik tartışmalar, yeti yitimi olan bireylerin sadece tıbbi olarak değil, sosyal katılım, eğitim ve istihdam gibi alanlarda eşit haklara sahip olması gerektiği yönündedir. Bu bağlamda, çevresel engeller (mimari düzenlemeler, ulaşım, eğitim fırsatları) ve toplumsal tutumlar önemli rol oynamaktadır. :contentReference[oaicite:6]{index=6}

Kavramın ölçümlenmesi ve sınıflandırılması

Uluslararası düzeyde Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) geliştirdiği “İşlevsellik, Yeti yitimi ve Sağlığın Uluslararası Sınıflandırması” (ICF) gibi sistemler, yeti yitimi kavramını yalnızca fiziksel bir eksiklik olarak değil, işlevsellik, katılım ve çevre etmeni açıdan ele almaktadır. :contentReference[oaicite:9]{index=9} Bu sınıflandırma üzerinden yürütülen akademik çalışmalar, hangi koşulların “yeti yitimi” olarak tanımlanabileceğini, hangi düzeylerde müdahale yapılabileceğini ve hangi toplumsal politikaların geliştirilmesi gerektiğini tartışmaktadır.

Sonuç

Yeti yitimi” teriminin doğru yazımı ayrı olarak “yeti yitimi” biçiminde olmalıdır. Bu kavram, tarihsel olarak mistik/dini algıdan başlayarak medikal modele ve günümüzde sosyal katılım odaklı modele doğru bir evrim geçirmiştir. Akademik literatürde ise terminoloji, hak temelli yaklaşımlar ve ölçümlenme çerçevesi önemli tartışma alanlarıdır. Yazılı dilde doğru kullanımına dikkat etmek, hem okur açısından anlaşılırlık sağlar hem de kavramsal hassasiyeti korur.

::contentReference[oaicite:10]{index=10}

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
vdcasino giriş